Yüksek güçlü akü sarj devresi PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 31
ZayıfEn iyi 

Son yıllarda  Ni-Cd, Ni-MH ve Li-On pillerin kullanımı iyice yaygınlaşmış olmasına rağmen, yüksek güçlü ucuz bir akım kaynağı olarak Kurşunlu-Asit akümülatörlerin kullanımı halen devam etmektedir.

Kurşunlu-Asit akümülatörler, tekniğine uygun olarak şarj edildiğinde çok uzun süreler kullanılabilirler .

12 V Kurşun-Asit bir akümülatörün olması gereken  şarj akım gerilim grafiği ve devre şeması  aşağıdagösterilmektedir.

 

 

 

  1. Güç Transistorları olarak 6 adet MJ2955 kullanacaktır ve emiter uçlarına mutlaka 0,1 ohm /5 watt telli dirençler seri olarak girilecektir. MJ2955 Transistörlerin (Farklı beta değerlerinden dolayı her 6 tr.'den eşit akım çekebilmek için ) Bu dirençler, soğutucu üzerine monte edilen transistör bacakları üzerine montaj edileceklerdir.
  2. IC1 Entegresi aynı soğutucu üzerine izole edilerek monte edilecektir.
  3. Köprü diyot, en az 20 Amper verecek bir tip olacak ve kullanılacak Alüminyum soğutucuya tespit edilecektir.
  4. Çalışma gerilimini, şarj geriliminden temin edecek şekilde soğutucu uygun bir şekilde, 12 V/50 mA bir PC Fanı ilave edilecektir.
  5. Böylece 12 amper şarj akımı çekerken bile Güç Transistörlerinde ufak bir ısınma bile olmadan akü şarj cihazınızı güvenle kullanabilirsiniz.
    Bu cihazı, Emiterdeki direnç ile uygun ayarları yaparak Akü Canlandırma şarjı ve her türlü akünün şarj karakteristiklerine uygun biçimde şarj edebilirsiniz.
  6. Orijinal şemada sulu kurşun asit akümülatörün şarj akım etmek içindir.
  7. Ancak BAKIMSIZ yani elektrolitik JEL olan aküler için kullanamazsınız.
  8. 6x 0,1 ohm/5watt dirençler MJ2955’ lerin bacakları üzerine veya soğutucu üzerine monte edilecek bir terminale montajları yapılacaktır.
  9. Şema da görüldüğü malzemelerle montajını yaptığınız bu akü şarj devresi her türlü aküleri otomatik olarak şarj edecektir..

 

AKÜ NEDİR ?

Akü, enerjiyi kimyasal konumda depolayan elektro kimyasal bir cihazdır. Bir elektrik devresiyle bağlantı kurulduğunda, kimyasal enerji, elektrik enerjisine dönüşür.
Bütün aküler yapısal olarak birbirine benzer ve bir grup elektro kimyasal hücreden oluşur. Her hücre bir pozitif, bir negatif elektrot ve bir ayıraçtan (seperatörden) oluşur.
Akü Deşarj edilirken iki elektrotun içinde bulunan farklı materyaller arasında elektro kimyasal bir değişim meydana gelir.

Elektronlar pozitif ve negatif elektrotlar arasında hareket ederken bir dış devreyi de faaliyete geçirir (Farlar, marş motoru vs.)

ÇEŞİTLİ AKÜ TİPLERİ

Enerjiyi depolamak için farklı materyaller kullanılabilir ve aküler genellikle o akünün yapısında aktif olarak kullanılan materyalle tanımlanırlar. (Nikel/kadmiyum, nikel/demir veya lityum/demir.)

Diğer akülerse elektrotlarda bulunan diğer tıp materyallerle ve kullanılan elektrolit tipine göre adlandırılırlar. En yaygın olanları kurşun asit aküleridir.
Kullanılan aktif materyal, hücrelerin voltajını belirler ve hücrelerin sayısı da akünün toplam voltajını belirler.

Bir kurşun asit akünün 2 V. civarında nominal voltajı vardır. Bir çok araba aküsü bu tip 6 hücreden oluşmaktadır. Bu yüzden 12 V. lik bir voltaja sahiptirler.


Akü deşarj edildiğinde her iki elektrottaki aktif maddelerde elektro-kimyasal bir değişim olur. Çok basit anlamda, negatif elektrottaki madde oksijenle tepkimeye girerek elektronlarını serbest bırakır, yani daha negatif bir konuma gelir. (Anot reaksiyonu). Aynı zamanda pozitif elektrottaki madde azalır ve elektrot daha da pozitifleşir (Katot reaksiyonu) Elektronlar pozitif ve negatif kutupları birleştiren bir dış devre aracılığıyla elektrotlar arasında dolaşır.

MARŞ AKÜLERİNİN FARKLI TİPLERİ
Geleneksel açık aküler (Conventional ); elektrolit ile doldurulabilir. Bakım gerektirmeyen aküler (Maintanance-free); doldurulamaz Yeniden bileşim aküleri (Recombinations); doldurma gerektirmez, çünkü aküde bulunan hidrojen ve oksijen gazları birleşerek suya dönüşürler.

GÜNÜMÜZ MARŞ AKÜLERİNDE ARANAN ÖZELLİKLER


Motor çalıştırılırken her defasında yüksek akım vermelidir.
Bir kaç çalıştırma girişiminden sonradaki çabucak çalıştırma yapabilmektedir.
Bir çok marş motoru ve marş motor devri ile uyum sağlamalıdır.
Çok sıcak ve çok soğuk iklim koşullarında çalışmalıdır.
Çok büyük ve ağır olmamalıdır.
Küçük yerlere rahatça monte edilebilmelidir.
Titremeye, darbeye ve sarsıntıya karşı dayanıklı olmalıdır.
Büyük çarpmalardan sonra dahi kırılmamalı ve akıntıya sebebiyet vermemelidir.
Kullanımı ve şarjı kolay ve güvenli olmalıdır.
Modern arabaların elektronik sistemlerinin verimli olarak kullanımı için gerekli
olan enerji açıklığını doyuracak bir özelliğe sahip olmalıdır.
Yavaşça kendini şarj etmelidir, yüksek rezerv kapasiteli ve uzun ömürlü olmalıdır.
Tekrar şarj edilmesi kolay ve çabuk olmalıdır.
Farklı şekillerde monte edilmesi mümkün olmalıdır.
Bakım gerekmemelidir.

AKÜLER VE SOĞUK

Soğuk havalarda akülere neler olduğu konusunda bir çok yanlış kanı mevcuttur.
İnsanlar genellikle aküler düşük ısılarda, soğuk havalarda kapasitelerini kaybetmezler diye düşünürler. Ama bu genellikle yanlıştır, kaybederler. Hem de enerji sağlama yetenekleri azalır.

Derece düştükçe aküdeki kimyasal reaksiyon yavaşlar.
-10C°' den sonra her derece ısı düşüşünde kimyasal reaksiyon süresi ikiye katlanır.

Bu yağın soğuk havadaki özelliğiyle kıyaslanabilir. Derece düştükçe yağ akışkanlığını gittikçe yitirir.

Kimyasal terminolojide kurşun plakaların içinde durduğu asit , kurşun plakalara doğru kurşun sülfat olmak için içindeki sülfiri harekete geçirir ve bu hareket tekrarlanır, işte belirtilen bu hareket soğuk havalarda oldukça yavaşlar.

Soğuk havada rezistans yükseldiğinden, aküden alınan akımın voltajı düşer.

AKÜLER ÜZERİNDE ISININ ETKİLERİ

Akünün gücü ısı ile temas halinde olduğu zaman azalır (aküler fonksiyonlarını en iyi + 10C° ile +30C° arasında gösterirler)

Akünün gücünde aşırı ısıdan dolayı meydana gelen azalma, aküyü soğuk havada kullanmadan anlaşılmaz. Bunun sebebi akünün yüksek ısıda kullanıldığında ortaya çıkan aşınmadır.

SORUN, kimyasal reaksiyonun yüksek derecelerde daha hızlanmasıdır. Akü daha çabuk enerji üretir, bu da elektrotlardaki aşınmanın artması demektir. Buna ilaveten gaz oranı yükselir. Su buharlaşır ve aşınmayı daha da hızlandıran asit daha çok yoğunlaşır.

Isı sorunu, sadece aracın sıcak iklimde kullanılmasında ortaya çıkmaz. Eğer akü bir ısı kaynağının yanına veya sıcak bir bölüme konulursa akünün ömrü belirgin bir şekilde kısalır.

Bu sebepten ötürü, akü sıcak bir ortamda kullanılacağı zaman ısıdan korumak için levhalar kullanılır.

AKÜLERİN ŞARJ EDİLMESİ

Bir kurşun asit aküsü dışardan bir güç kaynağıyla şarj edildiğinde deşarj süresi oluştuğu gibi, elektrotlar zıt yöne giderler. Bunun oluşması için dış güç kaynağının aküden daha çok enerji üretmesi gerekmektedir.

Her kurşun asit ünitesi takriben 2V üretir. Bu da şarjın amacına göre 10V' luk bir araba aküsü için her üniteye 2.2-2.4 V ya da toplam 13.2-14.4 V verilmesi anlamına gelir.

Bir marş aküsü genellikle aracın kendi jeneratörü tarafında şarj edilir. Fakat hepimizin de bildiği gibi akü herhangi bir nedenle boşalmış olabilir. Yani bir akünün doldurma cihazına ihtiyaç duyduğu an gelmiştir.

AKÜ DOLDURMA CİHAZLARI

Aküyü şarj etmek için güvenilir bir şarj cihazı gereklidir ve bu cihaz mutlaka voltaj regülatorü olmalıdır.

Bizim genelde uyguladığımızın tersine şarj süreci oldukça karmaşıktır. Bununla birlikte biz sadece aküyü şarj ederken çıkabilecek pratik sorunlarla ilgileniyoruz.

Güvenlik açısından kimse piyasada bulunan basit destekleme şarj cihazlarını kullanmamaktadır.

AŞIRI YÜKLEME

Aşırı yükleme akünün belirtilen noktanın üzerinde şarj edilmesi ile ortaya çıkan yaygın bir hatadır.

OKSİ - HİDROJEN GAZI

Geleneksel akülerde aşırı yükleme hidrojen ve oksijenin birikmesine ve uçup gitmesine sebep olur.

Bu gazlar patlayıcı oksi-hidrojen karışımı halini alırlar. Bu yüzden bu işlem daima iyi havalandırılmış yerlerde yapılmalıdır.

Aküde gaz oluşurken, dereceyi düşüren ve yoğunluğu arttıran elektrolitten su buharlaşır. Açıkta kalan elektrotlar hasar vermeye meyillidir.

Aşırı yüklemede meydana gelen su kaybını tamamlamak için akülere arıtılmış su konulur.

Aşırı yüklemeden meydana gelen bu etki genellikle gözle görülmez ve akünün ömrünün kısalması ile sonuçlanır.

 

Akü Çeşitleri nelerdir

 

  1. OTOMOBİL AKÜLERİ

  2. BÖLÜM 1: AKÜNÜN YAPISI

  3. AKÜNÜN YAPISI

    Bir akü hücresi aşağıdaki ana elemanlardan oluşur.

    1-Akü Kabı: Çoğunlukla ebonit veya plastik malzemeden yapılır. Transparant denen akü kaplan, akünün içindeki elemanların incelenmesine imkan verirler. Akü kaplan tesis edileceği yerin durumuna göre çeşitli boyutlarda yapılırlar. T.T.'de kullanılan aküler fazla yer kaplamaması için genellikle uzun tiplerdir.

    2- Akü Kapağı: Akü kabı malzemesinden yapılan ve hücrenin üstünü kapatan kısımdır. Akü kabinin üstünü, hava sızdırmaz bir biçimde preslenerek veya yapıştırılarak kapatır.

    3- Hücre Buşonu (Tapa): Akü kapağındaki dişli deliğe takılan, plastik malzemeden yapılmış küçük bir kapaktır. Üç ana işlevi vardır.

    a) Yerinden çıkarılarak, elektrolitin yoğunluğunu ölçmek veya saf su ilave etmek,

    b) Buşon kapalı iken, akü içinde oluşan gazların, içindeki küçük delik yoluyla dışarı çıkmasını sağlamak.

    c) Özel tip buşonlarda, hücre içinde oluşan gazı, buşon içinde yoğunlaşarak tekrar elektrolite dönmesini sağlamak, böylece akünün saf su kaybım azaltmak.

    4- Elektrolit: Sülfürik asit, saf su karışımı olan bir sıvıdır. Akünün tipine, imalatçının veya kullanıcının tercihine bağlı olarak, sülfürik asit, su oranı değişik, çeşitli aküler imal edilmektedir.

    5- Seperatör: Hücre içindeki plakaların birbirine değerek kısa devre olmasını önleyen parçalardır. Asite dayanıklı yalıtkan malzemeden yapılırlar, imalatçının tercihine bağlı olarak çeşitli profilde olurlar. Bununla birlikte seperatör tipinin seçiminde ve yerine takılmasında şu hususlara özen gösterilir.

    a) Akü iç direncini arttırmamak,

    b) Seperatörleri mikro gözenekli yaparak, plakalar arasındaki elektrolit temasım azaltmamak,

    c) Plâkalar, özellikle nakliye esnasında eğilme ve kırılmalarını önleyecek şekilde sıkıştırmak,

    6- Plakalar: Bir akü hücresi içinde, pozitif ve negatif olmak üzere iki ayrı plaka grubu vardır.

    a) Negatif Plaka: Saf kurşundan ızgara biçiminde, kalıplarda dökülerek elde edilir. Kurşun ızgaranın mekanik direncini arttırmak için, kurşun içine antimuan katılır. Izgaranın profili, ima­lat tekniğine bağlı olarak çeşitli olabilir. Ancak, nakliye ve kullanımda eğilip kırılmayacak kadar sağlam ve üzerine sıvanacak olan aktif madde denen pastayı iyi muhafaza edecek şekilde olmasına dikkat edilir.

    Kurşun-asit akülerin hepsinde negatif plakalar, kurşundan yapılmış ızgaranın içine, kurşun oksit pastanın sıvanması su­retiyle elde edilir. Plakanın boyutları kullanıcının talebine veya imalatçının tercihine göre çeşitli olabilir. Şekilde, bir negatif plaka görülmektedir. Bu tür plakalara "sıvanmış düz plaka" denir.

    b) Pozitif Plaka: Kurşun-Asit akülerin pozitif plakaları üç çeşittir.

    A-Sıvanmış düz plaka: Yapısal olarak negatif plaka gibidir.

    B-Tüpçüklü Plaka: Esas olarak antimuanlı saf kurşun­dan kalıplarda dökülerek elde edilir. Ana çerçeveye bağlı dikey çubuklar üzerine, gözenekli sentetik malzemeden yapıl­mış tüpçükler takılmıştır. Toz halindeki aktif madde, vibrasyon metoduyla, tüpçüklerin içerisine doldurulur. Tüpçüklerin açık olan altları, plastik tıkaç dizişi ile kapatılır. Böylece hem aktif maddenin, tüpçükler içinde kalması sağ­lanır, hem de kurşun çubukların ve tüpçüklerin düz sıralan halinde sallanmadan durması temin edilir. Bu tür pozitif pla­ka yapmaktaki hedef, aktif maddenin tüpçük içinde muhafaza edilerek, dökülmesin! engellemektir

    C- Plante (artırılmış yüzeyli) Plaka:Saf kurşunun, özel profilde dökümü suretiyle elde edilir. Çok sayıdaki dikey çubukların oluşturduğu gerçek yüzey, plakaya dik bakıldığında görünen yüzeyin takriben 12 katıdır. Böylece elektro­litle temas eden plaka yüzeyi arttırılmış olur. Pozitif plakanın açıklanan şekilde imalatım müteakip, FORMASYON denilen kimyasal işlemlerle, plaka yüzeyinde kurşun perok­sit film halinde aktif madde oluşturulur, işletme süresince deşarjda kurşun sülfat haline dönüşen yüzey şarjda tekrar kurşun peroksit film haline döner.

    AKÜ HÜCRESİ

    Bir akü hücresi, yukarıda açıklanan elemanların, akü kabı içerisine tekniğine uygun bir şekil­de yerleştirilmesi ile oluşturulur. Akü hücresi içindeki negatif plaka sayışı, pozitif plaka sayısın-dan bir fazladır. Böylece pozitif plakanın iki yüzeyi de aktif durumda tutularak bükülmesi önle­nir. Aşağıda iki pozitif ve üç negatif plakası olan bir akü hücresi görülmektedir.

    Şemada görüldüğü gibi bütün pozitif plakalar ve negatif plakalar ayrı ayrı hücre içinde kurşun köprülerle birbirine kaynak edilerek, herbir cins plaka grubunun müşterek kutupları hücre kapağından dışarı çıkarılır.

    Akü grupları, hücrelerin ( +) ve (-) kutuplarının birbirlerine harici köprülerle bağlanması su­retiyle elde edilir. Harici köprülerin hücre kutuplarına bağlantısı, imalatçının tekniğine bağlı bir hususdur. Bununla birlikte çoğunlukla civatalı veya kaynak yapmak suretiyle bağlanır. Bir akü hücresinin sembolü şöyledir: —| |-+-

    TEMEL KAVRAMLAR VE İŞLEMLER

    1- ŞARJ: Aküye, bir DC güç kaynağından akım verme işlemine şarj denir ve akü bu işlemle enerji depolar. Bir akü şarj oldukça göz elemanlarında aşağıdaki değişimler olur.

    a) Pozitif plakalar kurşun sülfattan kurşun peroksite dönüşür.

    b) Negatif plakalar kurşun sülfattan, sünger kurşuna dönüşür.

    c) Pozitif ve negatif plakalardaki sülfatlar elektrolite geçtiği için elektrolit yoğunluğu yükselir.

    d) Şarj boyunca akü voltajı artar.

    e) Şarj boyunca elektrolitte gazlanma oluşur.

    2- DEŞARJ: Akünün bir alıcıya akım vermesi işlemine deşarj denir. Bir akü akım verirken elemanlarında şu değişimler olur.

    a) Pozitif plakalar, kurşun peroksitten, kurşun sulfata dönüşür.

    b) Negatif plakalar, sünger kurşundan, kurşun sulfata dönüşür.

    c) Elektrolitteki sülfat, plakalara gittiğinden elektrolitin yoğunluğu azalır.

    d) Akü voltajı deşarj boyunca düşer.

    3- VOLTAJ: Bir akü hücresinin ( + ) ve ( - ) kutupları arasında ölçülen potansiyel farkıdır. Bu voltajın değeri akünün şarj seviyesine bağlı olarak değişir. Sözü edilen voltaj değerlerinin ba­zıları özel sözcüklerle ifade edilir.

    a) Anma Voltajı (Nominal voltaj) : Tam şarjlı bir akü hücresinin kutupları arasında ölçülen voltaj değeridir. Aküler bu voltaj değeri ile anılırlar. Satılırken, alınırken ve üzerlerindeki etiket­lerde, bu voltaj değeri ile belirlenirler. Kurşun-Asit türü bir akü hücresinin anma voltajı 2 volt'tur.

    b) Yavaş Şarj Voltajı: Aküyü tam şarjlı olarak tutmak için, bir DC Enerji Kaynağı ile yapı­lan şarjdaki voltaj değeridir. Bir akü hücresinin yavaş şarj voltajı 2,2 ile 2,23 V arasındadır. Ya­vaş şarj: "Tampon Şarj", "Zayıf Şarj", "Float Şarj" gibi sözcüklerle de ifade edilebilir.

    c) Deşarj Sonu Voltajı: Bir aküden akım çekilirken düşmesine izin verilen en küçük voltaj değeridir. Kurşun-Asit akülerde bu değer 1.8 volttur.

    NOT: Akülerin işletmesinde çeşitli şarj işlemleri uygulanır. Her bir şarjın özelliğine bağlı olarak akliye uygulanan voltaj değerleri değişiktir. Sözü edilen değerler daha sonraki bölüm­lerde açıklanacaktır.

    4- İÇ DİRENÇ: Bir akü hücresinin içinde, akım yolunda bulunan plaka, seperatör ve elektro­lit gibi elemanların toplam direncidir.

    İç Direncin Değeri: İç direncin değerini belirleyen iki ana faktör vardır.

    1- Akünün Yapısı: Aküyü oluşturan elemanların cins, özellik ve konstrüksiyonu. (Akünün imalatı tamamlandığında yapısal iç direnç takriben sabittir)

    2- Akünün Şarj Seviyesi: Bir akü şarj oldukça iç direnci azalır. Diğer bir ifadeyle deşarj ol­dukça iç direnci artar. Tam şarjlı bir akü hücresinin iç direnci takriben 0.003 O'dur. Tam deşarj akünün iç direnci ise şarjlı durumun takriben iki katıdır. Söz konuşu rakamlar fikir vermek için belirtilmiş tipik değerlerdir.

    5- SELF DEŞARJ: Servis dışı durumdaki bir akünün kendi kendine deşarj olmasıdır. Sebebi, elektrolitin, plakalara temas ettiği noktalarda, suyun, oksijen ve hidrojene ayrışmasıdır.

    Self Deşarj Miktarı: Kendi kendine oluşan deşarjın değeri iki etkene bağlıdır.

    1-Elektrolit sıcaklığı arttıkça fazlalaşır.

    2- Kurşun plaka içindeki antimuan oranı arttıkça artar.


    NOT: Antimuan oranı % 1-2 gibi düşük olarsa, deşarj ayda, anma kapasitesinin takriben %3 kadarıdır. Antimuan oranı % 3-6 gibi daha yüksekse kayıp ayda, anma kapasitesinin % 5'ine ulaşır. Akü yaşlı ise bu değerler daha da artar.

    6-YOĞUNLUK: Elektrolit; sülfürik asit saf su karışımı bir sıvıdır. Belli miktardaki elektrolitin içinde, saf su miktarına göre sülfürik asit miktarı ne kadar çoksa, o elektrolitin yoğunluğu o kadar çok demektir. Diğer bir ifadeyle yoğunluğu belli, bir elektrolitin içine, sülfürik asit ilave edilirse, yoğunluğu fazlalaşır, buna karşın saf su ilave edilirse yoğunluğu azalır.


    Yoğunluğun Birimi: Yoğunluğun en çok kullanılan birimi "gr / cm3" veya "kg / lt"dir. Birimlerden de anlaşılacağı gibi, yoğunluk, bir birim hacimdeki elektrolitin ağırlığıdır. Örneğin bir akü hücresinde, l cm'lük hacim işgal eden elektrolitin ağırlığı 1.220 gr. ise, o akünün elektrolit yoğunluğu l .220 gr/cm 'tür denir.

    Yoğunluğun Değişimi: Servise verilmiş olan bir akünün işletme esnasında yoğunluğu iki durumda değişim gösterir.


    a) Elektrolit içindeki sülfürik asitin elektrolitten ayrılarak plakalara gitmesiyle (deşarjda)

    b) Sıcaklığın artmasıyla, elektrolitin genleşmesi sonucu birim hacimdeki (l cm ), asit miktarının azalmasıyla,

    Yukarıda açıklanan iki durumda da elektrolit yoğunluğu azalır. Tersi durumlarda ise yoğunluk artar.

    Yoğunluğun Ölçülmesi: Elektrolit yoğunluğu, çoğunlukla Hidrometre denilen aletle ölçülür. Alet, ölçekli bir cam şamandıranın sıvı içinde yüzmesi esasına göre çalışır. Şaman­dıra, yoğunluğu düşük elektrolite daha çok dalar, yoğunluğu yüksek elektrolitte ise yüzeye yakın seviyede yüzer.


    Şekilde görüldüğü gibi hidrometre, üst taratma bir lastik top, alt ucuna ince bir lastik hortum takılmış cam bir tüptür, içinde ise ölçekli bir şamandıra vardır. Lastik top elle sıkılarak lastik hortum elektrolit içine daldırılır. Top yavaş yavaş bırakılarak cam tüp içine elektrolit çekilir. Ölçekli şamandıra elektrolitte yüzerken, sıvının yüzeyi hizasındaki ölçekte, yoğunluk değeri okunur.


Akünün boşalmasına deşarj,doldurulmasına da şarj etmek denir. Aküler şarj edilirken mutlaka toz kapaklan sökülür ve elektrolit seviyeleri kontrol edilerek eksikse tamamlanır. Aküler şarj edilirken uygulanan şarj akımı miktarı, şarj çeşidine göre değişir. Aküler üç şekilde şarj edilir.

a) Yavaş Şarj:Yavaş şarj, uzun süre beklemiş ve sülfatlaşmış akülere uygulanır. Şarj akımı l ila 2 amper olarak verilir.

b) Normal şarj:Normal şarjda şarj akımı akü kapasitesinin 1/10 u ile 1/20 si kadar tatbik edilir. Yani kapasitesi 90 A/h olan bir aküyü normal şarja bağlamak için şarj akımı 5 ila 10 amper arasında seçilir.

c) Çabuk şarj:Çabuk şarj kısmen boşalmış aküleri kalkındırmak amacıyla yapılır, şarj akımı, akü kapasitesinin 1/4 ile l/ 3 arasında seçilir. Yani 90 A/h kapasiteli bir akü için 22 ila 30 amper arası şarj akımı verilir. Çabuk şarj, yaşlı ve yandan fazla boşalmış akülere uygulanmaz. Aksi halde plakalardaki aktif maddeler dökülebilir ve akü hiç kullanılmaz hale gelir.

1- Kullandığınız akü 12V 200Ah (amper-saat) kapasiteli ise, bu aküden 10 saat süresince 20A, ya da 20 saat süresince 10A akım çekilebilir. Aküye 100W gücünde bir yük bağlanırsa, kullanım süresi yaklaşık olarak t=12V x 200Ah/100W = 24 saat olur.
Bu durum, aküden sürekli olarak 8,3A akım çekilmesine denktir. 200Ah/8,33A = 24saat

2- Aküyü tekrar doldurmak için akü kapasitesinin 10'da biri değerindeki akımla 10 saat boyunca aküyü şarj etmek gerekir. Akü 200Ah'lik olduğuna göre 10 saat boyunca 20A'lik akımla şarj edilebilir. Bu esnada aşırı şarjı önlemek için akü gerilimini de gözlemek gerekir.

KURU TİP AKÜLER İÇİN KULLANMA REHBERİ !

Aşağıdaki uyarılara dikkat edilirse kuru tip aküler uzun yıllar bozulmadan hizmet verir.

1. Temel Fiziksel Özellikler

1.1. Kuru aküler içinde sıvı asit, su vb. elektrolit yoktur, bunun yerine jöle kıvamındahareketsiz elektrolit vardır. Normal şartlarda, hatta delinse dahi dışarıya bir sızıntı olmaması icapeder.

1.2. Kuru akülerin dış kabı temamen kapalıdır ve açılabilir, kapağı yoktur. Dolayısıyle herhangi bir sebeple, kapak benzeri emniyet tapalarının AÇMAK İÇİN ZORLANMAMASI gerekmektedir.KURU AKÜLERİN DIŞ KABI HERHANGİ BIR NOKTADAN AÇILDIĞI TAKDİRDE, AKÜ TAMİR EDİLMEYECEK ŞEKİLDE HASAR GÖREBİLİR.

1.3.Kuru akülerin her hücresinde, hücreyi atmosferden ayıran bir emniyet tapası vardır. İç basınç 0.08 Bar seviyesini geçtiğinde, içeride oluşan gaz, tapalar açılarak dışarı sızar..

2. Akülerin Depolanması

Kuru akülerin kendi kendine boşalma oranı çok düşüktür. Tam şarjlı ve yeni BİR KURU AKÜ ORTALAMA 20 C ORTAM SICAKLIĞINDA 16 AY ŞARJ ETMEDEN SAKLANABİLİR. Bu süre sonunda % 50 kapasiteye düşen akü sorun yaratmadan kullanılabilir.BU ORTALAMA SICAKLIĞI 30 DERECE İSE AKÜLER EN FAZLA 10 AY, 40 DERECE İSE 5 AY BEKLETİLEBİLİRLER. Bu süreler sonunda akülerin şarj edilip, depolamaya o şekilde devam edilmesi gerekir.

3. Akülerin şarjı (Doldurma)

3.1. Kuru aküler herhangi kaliteli bir kurşun-asitli akü şarj redresörü ile şarj edilebilirler.Ancak tavsiye edilen, SABİT VOLTAJ KAYNAĞI REDRESÖRLER, hatta tercihen I-U KARAKTERİSTİĞİ İLE ÇALIŞAN SABİT AKIM / SABİT VOLTAJ KAYNAĞI REDRESÖRLER kullanılmasıdır.I-U şarjörlerde, aküler boş iken şarj akımı otomatik olarak belli seviyede sabit tutulur, akü doldukça voltajı yükselir, daha sonra voltaj yükselmesi durur ve sabit kalır, bu sefer de akü doldukça çektiği akım düşer.

3.2. Kuru akülerin İDEAL ŞARJ GERİLİMİ 20 C’DE HÜCRE BAŞINA 2.3 VOLT’TUR,yani 12 Volt’luk bir akü için şarj gerilimi 13.8 Volt’tur.ORTAM ISISI 30 C İSE BU GERİLİM 13.5 VOLT’A, 40 C İSE 13.3 VOLT'A DÜŞÜRÜLMELİDİR.

3.3. Şarj voltajı düzgün ve temiz olmalı, DC voltajı üstündeki salınımlar 12 Volt’luk akü şarjinda 0.18 Volt’u aşmamalıdır.

3.4. Boş bir akünün şarj süresi redresörün akım kapasitesi ve akünün boşaltılma oranına göre, genellikle 3-4 saat ile 14-15 saat arasında değişir.

4. Akülerin Deşarjı (Boşaltma)

4.1. Kuru akülerden, buroşürlerde belirtilen seviyede yüksek akımları çekebilirsiniz. Kuru aküler stasyoner tipte olmalarına karşılık motor start aküsü olarak da hizmet verebilirler. Ancak çekilecek yüksek akımların, akü kutup başını zedelemeyecek düzeyi aşmaması gerekmektedir (mesela: S tipi geçmeli kutup başlarında 16 amper sürekli).

4.2. Kuru aküler sulu akülerin aksine 0 (sıfır) Volt seviyesine kadar boşaltılıp tekrar şarj edilebilirler ve bu şekildeki aşırı deşarjdan önemli bir zarar görmezler.ANCAK, AŞIRI DEŞARJ OLMUŞ VEYA B0Ş HALDEKİ BİR AKÜYÜ 1 HAFTADAN FAZLA (20 C’DE) ŞARJ ETMEDEN BIRAKMAYINIZ.

4.3. Aküye zarar vermeden tam kapasiteyi kullanmak için dikkat edilecek en düşük deşarj sonu gerilimleri 12 Volt'luk bir akü için şunlardır:

* 1 saatten kısa sürede boşaltılıyorsa 5 - 9.5 Volt,
* 1-6 saat arasında boşaltılıyorsa 9.5- 10.2 Volt,
* 6-10 “ “ “ 10.2- 10.5 Volt,
* 10 saatten daha uzun süreli, yavaş deşarjlarda 10.5-10.8 Volt’tan daha aşağı düşürülmemelidir.

4.4. Kuru aküler, çok sayıda doldur-boşalt döngüsü yapabilirler.

5. Bağlantılar

5.1. Kuru akünüzün kutup başı tipine bağlı olarak, kablo-akü arası bağlantı pabuçları değişik tiplerdedir. Otomobil aküsü bağlantı pabuçları yüksek akım çekilen uygulamalarda, somun/civata bağlantılı kablo pabuçları genellikle ups v.b. uygulamalarda, sarı soketli geçmeli tip kablo pabuçları az akım çekilen elektronik sistem beslemelerinde kullanılır.Tüm bu akü-kablo bağlantılarında esas olan, bağlantının çok sıkı olarak yapılmasıdır. GEVŞEK BAĞLANTILAR AKÜNÜZE ZARAR VEREBİLİR.

5.2. Kuru aküler istenildiği kadar SERİ ve sulu akülerden farklı olarak istenildiği kadar PARALEL bağlanabilirler.Akü-akü arası bağlantıların kalın kesitli kablolarla, uygulamaya göre tercihan 35-95 mm kesitli kablolarla yapılması tavsiye edilir.

5.3. Seri veya paralel gruplar tercihan imalat tarihi yakın akülerden yapılmalıdır.YABANCI MARKA VEYA TİPTE AKÜ, ÖZELLİKLE SULU AKÜ İLE SERİ VE/VEYA PARALEL BAĞLANTI YAPILMAMALIDIR, KURU akünüz zarar görebilir.

6. Nakliye

Kuru akülerinizi uçak dahil her türlü vasıta ile, sarsıntıdan korkmadan, her pozisyonda taşıyabilirsiniz. Kutup başlarının ezilmesini ve akülerin delinmesini, ezilmesini önleyecek bir paketleme yeterlidir. Aküler her yerde her pozisyonda kullanılmasına rağmen, ŞARJSIZ AKÜLERİ BAŞAŞAĞI NAKLETMEYİNİZ, elektrolit yumuşamış olacağından arzu edilmeyen bir sızıntı olabilir.

7. Montaj, Devreye Alma, Kontrol

7.1. Bağlantıları cihazdan aküye doğru yapınız.

7.2. BAĞLANTILARIN (+), (-) doğruluğunu, sıkılığını kontrol ettikten sonra şarj cihazına ve/veya yüke yol verebilirsiniz. AKÜNÜZ NORMAL ŞARTLAR ALTINDA FABRİKASYON OLARAK ŞARJLIDIR, SU-ASİT V.B. İLAVESİ İLE, İLK ŞARJ GEREKTİRMEZ.

7.3. Akünüz sağlam ve şarjlı ise, amp-saat kapasitesinin üstündeki yüklerde bile önemli bir voltaj çökmesi meydana gelmemelidir.Yüke bağlandığında, bağlantıdan önce 13 Volt’lar civarında olan voltaj, aniden 7-8 Volt’lar civarına düşüyorsa, akünüz arızalı olabilir.

7.4. Şarj sırasında ve normal yük altında, bir seri veya paralel dizi içerisindeki aküler aynı voltaj seviyesinde olmalıdırlar.Seri bağlı akülerden oluşan dizilerde aküleri ayırmadan şarj altında, paralel bağlı akülerden oluşan dizilerde aküleri ayırdıktan sonra boşta, teker teker akü gerilimleri ölçüldüğünde, 12 Volt’luk akülerin gerilimleri arasındaki fark 1-2 Voltlu geçmemelidir. Bu şekildeki bir ölçümde, diğerlerinden voltaj açısından çok farklı görülen aküler dizisinden çıkarılmalıdır.

7.5.Akünüzü temiz tutmaktan, aşırı sıcağa maruz kalmasını önlemekten başka yapmanız gereken bir bakım işlemi yoktur. SU, ASİT İLAVESİ KESİNLİKLE MÜMKÜN DEĞİLDİR. Kutup başı temizliği diye bir husus yoktur.